11 Eylül 2013 Çarşamba

Ballı Çikolata Soslu Brownie (hersheys'den)

Sabah kalkıp da birkaç saat sonraki arkadaş buluşmasına elim boş gitmemek adına mutfağa koşunca aklıma hem lezzetli hem kolay olmasından sebep bu tarif geldi... Hımmm tabi bir de evde süt yoktu:)) oh iyi ki de yokmuş. Herkes bayıldı, hele ki çocuklar...
Bense yıllar önce kantine koşup nasıl şu mini keklerden aldığımı hatırladım... Tadı onlar gibi hatta daha da güzeldi..
Üstündeki sosun tarifini daha önce hiçbir yerde görmemiştim.. Burdaki hazır pastaların üstündeki soslara benziyor. Zaten ilk başta sosu da kendim yaptığıma inanmadılar:)) 
İçinde bal var bu sosun, tadı biraz değişik gelebilir bazılarına bilmiyorum ama benim ikram ettiğim herkes bayıldı... Kesinlikle denemelisiniz...
Malesef brownimiz bütünken fotoğrafını  çekemedim o zaman çok daha güzel gözüküyordu. Bu da son dilim, fotoğrafını zar zor çektim.:)

Tarifi Ameikanın ünlü çikolata markası hersheys in sitesinden aldım....



Malzemeler
 
1 su bardağı eritilmiş tereyağı
1.5 su bardağı şeker
1 paket vanilya 
4 yumurta
1 su bardağı un
2/3 su bardağı kakao
1/2 tatlı kaşığı kabartma tozu
1/2 tatlı kaşığı tuz
1 su bardağı fındık ( fındığım yoktu ceviz koydum ama eminim fındıklı daha güzel olur)

Çikolata sosu (isteğe bağlı)

3 yemek kaşığı yumuşak tereyağı
3 yemek kaşığı kakao
1 yemek kaşığı bal
Yarım paket vanilya (benim yoktu koymadım)
1 su bardağı pudra şekeri
2 yemek kaşığı süt

Yapılışı:

Tereyağ,şeker ve vanilyayı çırpın.
Yumurtaları tek tek ekleyip çırpmaya devam edin.
Ayrı bir yerde un, kakao, kabartma tozu ve tuzu karıştırın ve bu karışımı sıvı karışımla birlikte çırpın.
Fındıkları ekleyin.
Ve yağlamış olduğunuz 24 cm lik yuvarlak kalıba ya da kare kek kalıbınıza dökün.
Önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında 25 dk ya da kürdan testini geçene kadar pişirin.

Sosun yapılışı:

Küçük bir kasede tereyağı, kakaoyu ve balı kaşık yardımıyla döve döve karıştırın:)
Pudra şekeriyle sütü de ekleyin ve sosumuz sürülebilecek hale gelene kadar karıştırmaya (ya da ezmeye) devam edin...
Yaklaşık 1 su bardağı olan bu sosu kek ılıyınca üzerine dökün...

Afiyet bal şeker olsun...:))




Devamı >>

27 Ağustos 2013 Salı

Sanal Alemin 'AB-I HAYAT'ından Üç Kabartma Tozlu Poğaça Tarifi

Herkese Merhabalar,

Bugün yine mutfağımın çok değerli bir konuğundan bahsedeceğim size. Ab-ı Hayat bloğunun yazarı Rukiye Hanım da şimdiye kadarki tüm misafirlerim gibi oldukça becerikli. Becerikliliğinin de ötesinde bunu yemek bloğuna da yansıtmayı başarabilmiş bir blogger:)

Ben bu bloğu aylaaar önce ne ararken hatırlamıyorum ama bir şekilde keşfetmiştim ve birçok tarifi çok hoşuma gitmişti. Becerikli ve samimi insanlar gerçek hayatta her ortamda kendilerini nasıl belli ediyorlarsa sanal ortamda da bir şekilde ortaya çıkıyorlar... Bence ab-ı hayat da samimiyet ve becerinin birlikte hareket ettiği çok hoş ve dolu dolu bir yemek bloğu.

Aslında bu blogtan başka tariflerde denedim ama ben hala yaptıklarımın fotoğafını çekmeyi alışkanlık haline getiremediğimden, belki üşendiğimden belki de profesyonel fotoğrafcılığa takmış olmamdan sebep hala iyi bir makinam yok diye içimden gelmediğinden mi ne bir şekilde fotoğraf çekmekte zorlanıyorum. Yaptığım birçok şeyi de bu yüzden yayınlayamıyorum. Aşağıda gördüğünüz poğaçaları da artık tepsinin sonu geldiğinde durun bari bu lezzeti kaçırmayayım diyerekten zorla çektim. Araştırmacı ruhum fotoğraf teknikleri ve makinalarını araştırdıkça elindekileri beğenmiyor ve malesef bu da hevesimi birazcık kırıyor. Neyse birgün benim de çok iyi bir makinam olursa güzel resimler ve tariflerle karşınızda olacağım inşallah:)))

Bu poğaçayı yapmayı mayalı poğaçaların midemi birazcık rahatsız etmesiyle akıl ettim. Google da aratıp ab-ı hayat ismini görünce de tereddütsüz denedim ve sonuç tahmin ettiğim gibi çok güzel oldu. Poğaçayı yapıp Rukiye hanıma mail atınca kendinden de sorularıma cevap alınca, hemen tarifi yayınlamak istedim. İşte ab-ı hayat bloğu hakkında bilmek isteyecekleriniz:))


1-Site açmaya nasıl karar verdiniz?
Evlenirken sevdiğim lezzetlerin tariflerini bir defterde topladım sonrasında istediğim zaman tariflerini bulup sürekli anneme sormamak adına ::))) Kızım doğduktan sonra ise hem ona bir tarif defteri bırakmak hem de yaşamdan kesitlerimizi kayıt altına alıp sonrasında yeniden hatırlamak için Ab-ı hayat’ı açtım.

2-Bloğunuzu hangi sıklıkta güncelliyorsunuz?
Düzenli olarak güncellemeye çalışıyorum ama bazen yoğunluktan ara uzayabiliyor.

3-Her gün ziyaret ettiğiniz ya da kendinize örnek aldığınız yemek blogları var mı?
 Vakit bulduğumda severek ziyaret ettiğim bloglar var.

4-Bloğunuzun size kazandırdıkları neler? 
 Güzel yürekli insanlarla tanışmak ve geriye dönüp yazıları yeniden okuduğumda yaşanılan birçok “an”’ı yeniden hatırlamak…

5-Sitenizde en iddialı olduğunuz kategori hangisi?
 Salatalar ve hamur işleri diyebilirim.

6-Blog yazarlığında en çok nede zorlanıyorsunuz?
Annelik, ev hanımlığı, öğrencilik ve diğer meşgaleler derken blog güncellemeye vakit ayırmak bazen çok zor olabiliyor.

7-Bloğunuza gelen ziyaretçilere 'bunu illa ki denemelisiniz' dediğiniz bir tarif var mı?
 Aslında birden çok tarif var mutlaka denemelisiniz dediğim ama "Ev yapımı cocostar"herkesin beğendiği lezzetlerden bir tanesi.
(Biliyor musunuz bu tarif benim akılımın köşesinde hep. Bilenler bilir ben Amerikada yaşıyorum burda da cocostar yok ve çok severim ben bu minik çikolatayı. Ancak içinde kaymak olduğu için yapmayı beceremedim. Sütüm hazır süt olduğundan sanırım, kaymağım çok birikmedi belki de kremayla denemliyim)

 8-Bir yemek bloğunu açtığınızda dikkatinizi ilk çeken şey ne oluyor?
 Fotoğraf kalitesi ve anlatım dilinin düzgün olması.

 9-Sizce bir yemek sitesinin olmazsa olmazı nedir?
 Yemek sitesi yazarının kendi çektiği fotoğrafları kullanması. En çok kızdığım noktalardan bir tanesi bazı yemek sitesi yazarlarının başkalarının fotoğraflarını izin almadan kendi fotoğraflarıymış gibi rahatlıkla kullanmaları.

10-Sizce mutfakta tecrübe mi önemli, heyecan mı?
 İkisi de önemli tabi ki ama heyecanınız yoksa yeni şeyler ortaya çıkarmak çok zor olacaktır.

Kendisine sorularıma cevap verdiği için çok teşerkkür ediyor ve tarife geçiyorum;
Malzemeler;
-Üç paket kabartma tozu
-Üç su bardağı yoğurt
-Bir su bardağı sıvıyağ
-Üzeri için yumurta sarısı
Ve tarifte yoktu ama hamurda birazcık tuz olabilir. Sanırım içi peynirli olunca gerek duyulmamış ama bizim peynir o kadar tuzlu değildi ve hamurda da bir çay kaşığı kadar tuz fena olmazdı.
İçi için istediğiniz malzemeyi kullanabilirsiniz ben peynir ve maydanoz kullandım. Sade de yapabilirsiniz..

Yapılışı;
Un hariç malzemeleri karıştırın. 
Aldığı kadar unla yumuşak bir hamur elde edin. 
Üzerine yumurta sarısı ya da galeta unu sürün.
180 derecede önceden ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirin.
Afiyet olsun...
                         
        

Ab-ı Hayat'a tarif ve sorularıma cevap verme nezaketi için çok çok teşekkür ediyorum...





Devamı >>

16 Ağustos 2013 Cuma

Agustos Ayı Alexa Degerlerine Göre En İyi Yemek Siteleri Sıralaması

Öncelikle, başta bu listeyi merakla bekleyen takipçilerim olmak üzere herkesten gecikme için özür diliyorum.
Bazı sağlık problemlerim, bayram telaşı, üstüne bir de bilgisayarda problem çıkınca bu güncelleme fazlasıyla gecikti. Bu listeyi de başka bilgisayarda hazırladım.
Genel olarak söyleyebileceğimiz en bariz açıklama şu olur sanırım. Ramazan ayındaki bereketle alexa değeri yükselmeyen yemek sitesi yok gibi. Eminim zaten sitenizin trafiğindeki artışı siz de farketmişsinizdir...



1.Mutfak Sırları 
2.Cahide Sultan
11.Kekevi
35.Pelince
45.Pratik Anne
46.Lezzetli Sanatlar
47.Saklı Lezzetler
48.Ev Cini
49.Deryayla Lezzetler
50.Pastacı Kız 
51.Sende Pişir
52.Ufuk Mutfakta
53.Nurlu Mutfakta
54.Sibel'in Kahvesi
55.Özge'nin Oltası
56.Yemek Vakti
57.Tatlı Sefam..
58.Sarı Yumurta
59.Yasemin Mutfakta
60.Hayat Cemresi
61.40 Fırın Ekmek
62.Ihlamurcum
63.Yemek Cini
64.Dilek Mutfakta
65.Yemek Zevki
66.Mis Kokulu Lezzetler
67.Yemek Bir Ask 
68.Yemek Bahane
69.Zeymuran Cafe
70.Tatesal
71.Asyadan Esintiler  
72.Disal'in Gözünden Mutfak
73.Pembe Kekik
74.Yer Sofrası 
75.Yemek Aşkı              
Devamı >>

26 Temmuz 2013 Cuma

Tatlı Sefam'dan Çok Kolay ve Çok Lezzetli: Yalancı Mantı

İftara 15 dakika kadar varken, bir hafta kadar önce ayırdığım yufkayı dolaptan çıkardım... Birazdan 
vereceğim tarifi yapmaktı niyetim. Ana yemek köfte olunca üzerine sos yapayım demiştim. Hazır sos
varken de Selma ablanın verdiği bu tarif de denenmeli diye düşünmüştüm.
Keşke başka birgün yemekte çok da birşey yokken düşünseymişim...
Ne bileyim 10 dakikada hazırlanan bu lezzet için köfteye bile kimsenin bakmayacağını..

Kendisine bana bu tarifi tavsiye ettiği için çok teşekkür ediyorum. Biz ailecek bayıldık...
Bundan sonra sık sık yapacağıma eminim...






Tarife geçmeden önce Selma Ablaya sorduğum sorulara verdiği cevapları okumak isterseniz 
buyrun:

-Site açmaya nasıl karar verdiniz?
-Değişik tarifleri yapmayı severim, senelerdir blogları gezerim, benim de dijital ortamda tarif defterim olsun
 istedim 

-Bloğunuza yazdığınız ilk yazı nedir?
-Bloğumu cok acemice acele açtım bazılarını sildim ilk tariflerimde 
yazım bile yok, tek kusurum yazıda tembel olmam cok pratik yazmaya çalışıyorum 

-Sizi ilk izlemeye alan blog hangisi?
-Dilek Afyon Avcı hanım, hatta ilk açtığım anda takibe almıştı...

-Bloğunuzu hangi sıklıkta güncelliyorsunuz?
-Genellikle her gun ya da 2 gun ara ile tabi bir işim olmazsa. Sosyal hayattan kopmadan, çünkü gerçekten çok emek işi.

-Hergün ziyaret ettiğiniz yemek blogları hangileri?
-İçlerinde çok kaliteli blogların da olduğu birçok blog var hergün ziyaret ettiğim...

-Bloğunuzun size kazandırdıkları neler? 
-Burası oldukça değişik bir ortam bazılarını tanımadan görmeden seviyorsunuz, insan burdan bile elektriği alıyor 

-Sitenizde en iddialı olduğunuz kategori hangisi?
-Tatlılara çok düşkün olduğum için daha çok tatlı pasta yaparım.

-Bloğunuza gelen ziyaretçilere 'bunu illa ki denemelisiniz' dediğiniz bir tarif var mı?
-Çok güzel bir pandispanya tarifim var bence kesinlikle denemeliler, hiç pişman olmazlar.
(Nasıl güzel kabarmış görmek isterseniz kesin tıklayın ziyaret edin derim)

-Bir yemek bloğunu açtığınızda dikkatinizi ilk çeken şey ne oluyor?
-İlk dikkatimi çeken tabi ki fotoğraflar oluyor.
 
-Sizce bir yemek sitesinin olmazsa olmazı nedir?
-Tariflerin resimli olması

-Sizce mutfakta tecrübe mi önemli, heyecan mı?
-Bence ikisi de önemli.

-Bir de hangi tarifiyapmamı önerirsiniz? Çok zor olmayan...:))
-Bence en basıt ve guzel tarıfım bu (bence de :))
http://www.huselha.com/2013/05/citir-yufkali-yalanci-manti.html yanlız bekletmeden yemek gerekır beklerse yumusuyor.

Tatlı Sefam gerçekten herkesin yapabileceği kolay tariflerin olduğu güzel bir blog. Aynı zamanda da tarif çeşitliliği oldukça fazla.
Kısacası faydalanılabilecek, sahibinin bilgi ve tecrübeleriyle emek sarfedilip insanlığın hizmetine sunulmuş,ortamı sıcak bir yemek bloğu ziyaret etmek isterseniz buyrun: Tatlı Sefam

Şimdi tarifimize geçelim:

-İstediğiniz kadar yufka (bende bir tanecik vardı çok az geldi, aslında bir tane bir servis tabağını dolduruyor.)
-Yumurta beyazı (sanırım bir yufkaya bir tane yeter.)
-Kızatmak için sıvıyağ

Sos için;

-Bir rendelenmiş domates
-Bir tatlı kaşığı salça
-Zeytinyağı
-Tuz

-ve üzerine yoğurt

Yapılışı:

-Serdiğiniz yufkanın içine, çatalla çırptığınız yumurta beyazını fırça yardımıyla sürün.

-Yufkayı rulo yapıp bir parmak kalınlığında parçalara kesin.
-Ve bu parçaları kızgın yağda kızartın (bekletince yumuşadığını tekrar hatırlatalım)

-Sos için de salçayı biraz kavurun.
-Rendelediğiniz domatesi ekleyin
-Kıvam koyulaşınca bir fincan kadar sıcak su ekleyin.

Kızaran çıtırların üzerine yoğurt ve sosu gezdirip hemen servis edin...


 Sonra da böyle kapış kapış yiyin:)


Tatlı Sefam'a hem tarifi hem de sorularıma cevap verme nezaketi için çok teşekkür ediyorum...




Devamı >>

21 Temmuz 2013 Pazar

Fikir Olsun Diye; En İyi Yabancı Yemek Blogları

Biliyorsunuz, daha buralarda pek yeniyim.
Burası her ne kadar yemek sitelerine yönlendirme yapsa da, aynı zamanda bir yemek bloğu olacak inşallah. Niyetim o yönde... Bu bağlamda da araştırmalara başlamış durumdayım. Anladığınız üzere zaten Türk yemek sitelerinin birçoğunu uzun zamandır takip ediyorum ama şimdilerde Amerika'nın yemek bloglarına da sarmış durumdayım:)
Amerika'nın en iyi yemek bloglarını bulmak çok daha kolay çünkü bu konuda yazılmış bir sürü köşe yazısı, yapılmış bir sürü haber var..
İncelediğim bu bloglardan sizin için bir derleme yaptım. Tabi ki insan ille de kendi damak tadını, kendi alıştığı tarifleri görmek istiyor ama zaten bu bloglarda benim için tariflerden çok fotoğrafların kalitesi ve sunum öne çıkıyordu. Biliyorum birçoğunuz fotoğrafın kalitesinin çok önemli olduğunu düşünüyorsunuz, ben de kesinlikle öyle olduğunu düşünüyorum, aşağıdaki blogları inceleyince böyle olduğuna daha da çok inandım...


İngilizce bilemeseniz bile fotoğraflarına bakıp fikir edinebileceğiniz blogların linklerini ekliyorum..

Başta ünlü Savuer dergisinin yaptığı yarışmadaki finalistlerden derlediğim bu listede birçok yarışmada derece almış blogların linki var.

Göz atmak isterseniz buyrun:

Not Without Salt
Love and Lemons
Chasing Delicious
Happy Yolks
Tartelette
Spoon Fork Bacon
The Year ın Food
Joy the Baker 
Desserts for Breakfast
Honey and Jam
Top Wıth Cinnamon
Sprouted Kitchen
Hipsterfood
The Forest Feast
Foodess
Adventures in Cooking
the Food Dept.
101 Cookbooks
Devamı >>

17 Temmuz 2013 Çarşamba

Ispanaklı Köfte

Ramazan ayı düşündürüyor insanı öyle değil mi?

Sürekli elimizin altında olanlara ezan vaktine kadar dokunamayınca insan, 'iftara kaç saat var?' diye sorma lüksü olmayan insanları hatırlıyor...

Yiyecek çok da birşey bulamadığı için iftar bekleme sevincinden yoksun insanlar...
Bir yerlerde var olduğunu hep bildiğimiz ama azıcık içimizi hüzünlendirmekten başka bir etki gücüne sahip olamayan insanlar...
Bizler iftarda yediklerimizi sindirme derdindeyken, doymuş olduğuna kendini inandırmaya çalışan insanlar...

Ne yapmalı bilmem ki, dedektif gibi fakir insan aranmaz elbet, belki güvenilir yardım kuruluşları bulup peşine düşülebilir, birkaç kapı çalınıp mutlu edilebilir...
İsterseniz bir hayal edin, fakir çocuğun midesini bayram ettirmenin mutluluğunu...
Siz de çok sevdiniz bu duyguyu değil mi:)

Açlıktan mideme kramplar girerken, klavyenin başına oturup yemek tarifi yazmadan önce niyeyse parmaklarım önce yukardaki harflere dokundu...

Ben biraz midesine düşkün bir insanım da... Bu sebepten, açlıktan karnıma kramplar falan girer...:)
Bir de, aç karna yemek sitelerine girme, Oktay Usta izleme gibi mazoşist bir huyum var ki sormayın..:)

Bu tarifi de Oktay Ustadan öğrenmiştim.
Börek yapma niyetine aldığım ıspanak bozulmaya yüz tutunca onu çürümekten, kendimi de israftan kurtarmak için ıspanakları köftenin içine yerleştirdim.. İyi ki de yerleştirmişim....



Denemek isterseniz;

Malzemeler:

-400 gr kıyma
-1 soğan
-1 yumurta
-2 diş sarımsak
-1 demet ıspanak
-Galeta unu ya da bayat ekmek

Garnitür için;

-1 kase domates sos (Ben bir kaşık salçayı yağda soteleyip bir domates rendesiyle pişirmiştim ve çok duru olsun istemedim ama bir dahaki sefere duru yapacağım)
-4 patates
-1 tutam biberiye
-Tuz
-Karabiber
-Zeytinyağı

Yapılışı:

-Soğan rendelenir ve diğer kıyma malzemeleriyle karıştırılıp yoğrulur.
-Galeta ununu yarım su bardağı kadar kullandım.

-Ispanak ve sarımsak doğranır.
-Az sıvıyağda sarımsak sotelenir ve ıspanak ilave edilir.
-Tuz ve karabiber eklenip altı kapatılır.

-Köfte harcından portakal büyüklüğünde parçalar koparılır ve yuvarlanır.
-Temiz bir poşetin üstüne konur ve yine bir kat poşetle üzerine bastırılır.
-Suyu süzülen ıspanak harcı büyütülen köftenin üzerine konur ve poşet yardımıyla rulo yapılır.
-Kenarlarına da iyice bastırdıktan sonra fırın kabına yerleştirilir.

-Patatesler kızgın yağda yarı kızartılır ve onlar da tepsiye dizilir.
-Üzerine biberiyeler serpilir.
-Ben kendim yaptığım sosu da fırına vermeden tepsinin üzerine gezdirdim ama dilerseniz sosu pişirdikten sonra fırından çıkardığınız yemeğin üzerine gezdirebilirsiniz...
-Köfteler istenildiği gibi dilimlenerek servis edilir...



Afiyet olsun, ağzınızın tadı hiç bozulmasın.



Devamı >>

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Süttozu ve Sucuklu Mantarlı Pizza

Uyku tutmayan bir Ramazan gecesinden herkese merhaba...
Sizin de benim gibi uyku dengeniz bozuldu mu bilmiyorum ama sahur vaktinin yaklaştığı şu saatlerde kafamı meşgul edecek birşeylerle uğraşmazsam uyuyakalabileceğimden, oturup bloğuma yazı yazmaya karar verdim...

Geçenlerde yapıp fotoğrafını çektiğim bu pizza tarifi, hamuru yatmadan hazırlanıp sahura pişirilebilecek ideal bir sahur yemeği olabilir. Sahuru hafif tariflerle geçirenlere tavsiye edilmez tabi ama hamur işine düşkün bir toplum olarak birçoğumuzun sahurda pizza yiyebileceğini düşünüyorum...


Bu pizzaysa çok çok lezzetli bir pizzaydı gerçekten.. Hani şu tepsiden her seferinde birkaç daha dilim almak istediklerinizden... Bence en farklı özelliği hamurunda süttozu olması. Siz kullanıyor musunuz bilmiyorum ama süttozu denen nimet mutfağıma girdiğinden beri pek sevdim kendisini. Hem yoğurdumu mayalarken, hem de birçok ekmek ve hamur işnide kullanıyorum. Sonuç olarak da kıvamı çok güzel hamurlarım oluyor...

Not: Süttozunuz yoksa suyun 1/4 bardaklık kısmını sütle değiştirin...







Denemek isterseniz,

Malzemelerimiz:



Yapılışı:


-Bütün kuru malzemeleri karıştırın.
-Tereyağının oda sıcaklığında olmasına dikkat edin.
-Ilık suyla kuru malzemleri karıştırın.
(Benim mayayı suda eritip diğer malzemeyle karıştırmışlığım da var çok fark olmuyor..)
-Unladığınız zeminde hamurunuzu üzerine bastırdığınızda geri geleceği âna kadar yoğurun:)
-Yarım saat kadar mayalanmasını bekleyin.
-Yağladığınız fırın tepsinize hamuru 1/2 cm kalınlığında yayın.
(Bu işlemi ben ellerimi yağlayıp yapıyorum ama hamurun her tarafa homojen dağılmasına dikkat etmeniz gerekiyor. Merdaneyle de yapabilirsiniz, ya da hamurdan parçalar koparıp küçük pizzalar da yapabilirsiniz. Hamur oynamaya müsait bir kıvamda oluyor:))
-Tepsideki hamuru da 15 dk dinlendirin.

Bu arada sosunu ve üst malzemelerini hazırlayabilirsiniz.

Sos ve Üstü İçin Malzemeler;

 




-Küçük bir tavaya ya da sos tenceresine zeytinyağını ve tereyağını koyun,
-Salçayı yağda eritip rendelediğiniz domatesi ekleyin.
-Tuzunu da ekleyin ve kıvamı çok yoğun olmayan sürülebilecek bir sos hazırlayın. Kıvam için gerekirse sıcak su ekleyin...

-Sos kıvamını yakalarken mantarları ve sucukları ince ince doğrayın.
-Ben birkaç tane yeşil zeytin de dilimledim.
-Hamurun üzerine fırça yardımıyla sosunuzu sürün ve rendelediğiniz peyniri serpiştirin.
-Üzerine  malzemelerinizi serpiştirin ve tekrar peynir serpin.
-Önceden ısıttığınız 180 derecelik fırında pizzanızı 15-20 dk pişirin.

Sonra da afiyetle yiyin:)



İftarın çabucak geldiği oruçlar diliyorum:)))
Devamı >>